KEHRİBAR
Özellikle soyu tükenmiş bir çam ağacından oluşan reçinenin fosilleşmiş hali.Taş olarak bilinir ama, reçinenin taşlaşması sonucu oluşmuştur. Çok yumuşak ve çok hafiftir. Özellikle ısıtıldığı zaman elektriksel ve manyetik özellikleri açığa çıkar. Yaydığı sıcaklık enfeksiyonun yayılmasını önlediği ve soğuk algınlığını giderdiği için, genelde boynun çevresine takılır. Boğaz ve tiroid bezi enfeksiyonlarını tedavi etme özelliği vardır. Roma devrinde kehribar, guatr tedavisinde kullanıldığı gibi günümüzde de bu yöntem çok yaygındır. Bütün sarı taşların aslan burcu insanına iyi geldiği bilinir. Bu sebeple aslanlara uyarıcı bir etki yapar. Soğuk algınlığı, astım, guatr, bronşit ve alerji tedavisi için boyun bölgesinde kullanılır. Boğaz ve tiroid enfeksiyonlarını tedavide diğer taşlardan üstündür. Sol elde oynandığında bedenin elektiriğini toplar. Elektrik yükünü azalttığı için depresyona karşı da faydalıdır. Günlük olağan yaşantınızla, zihinsel ve ruhsal gelişiminiz arasındaki dengenin kurulmasını sağlar. Para getiren bir taş olduğu düşünülür ve bu amaçla kasalara koyulur. Takıntılara karşı iyi gelir. Yaşamın bir yük olduğunu düşündüğünüz ve sorumluluklar altında ezildiğinizi hissettiğiniz anlarda, şifa yüklü enerjisiyle sizi canlandırır. Yaşamın güzel yanlarını farketmenizi ve böylece içinizin neşeyle dolmasını sağlar. Kehribarın aslında taş olmadığını; reçine olduğunu söyleyenler var. Ancak durum böyle değil. Kehribarın oluşumu reçinedir ancak; artık soyu tükenmiş bir çeşit çam ağacının reçinesinin fosilleşmesi ile oluşmuştur. Fosilleşmiş olduğundan dolayı bilimsel kaynaklarda kehribar, organik kökenli taşlar arasında yer almaktadır. |
|---|



